ELSİAD
Anasayfa | Dernek Hakkında | Dernek Tüzüğü | Dernek Yönetimi | Fotoğraf Albümü | İletişim | Üyelerimiz |

SİTE İÇİ ARAMA


Gelişmiş Arama

DOĞUNUN YALOVASI

HAZAR GÖLÜ

ANKET

Derneğimizi Nereden Duydunuz?





Tüm Anketler

DÖVİZ VE ALTIN BİLGİLERİ

Döviz Kuru

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİLER

 

ELAZIĞ EKONOMİSİ VE İLİN YATIRIM POTANSİYELİ
ELAZIĞ SANAYİ VE TİCARET ODASI YAYINI

Yazı Büyüklüğünü Ayarla
11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

1.İnsan Kaynakları ve İstihdam

Yerleşim durumu itibariyle nüfus çoğunluğunun şehir ve kasabalarda yaşadığı Elazığ'ın nüfusu 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre 569.616'dır. Bu nüfusun yüzde 64’ünü oluşturan 364.274'ü şehir (Merkez ilçe ve diğer ilçe merkezleri), yüzde 36’sını oluşturan 205.342’si köylerde yaşamaktadır.
Cinsiyete göre nüfus ise erkek 287.687, kadın 281.929 kişi olup, cinsiyet oranı 102.04’dür.
1990-2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre sayımlar arası yıllık nüfus artış hızı İl genelinde binde 13.39’dur. İl Merkezi nüfusunda binde 26.42, il ve ilçe merkezleri nüfusunda binde 28.45 artış, bucak ve köylerde ise binde -8.77 azalma olmuştur.
Elazığ İli sayımlar arası yıllık nüfus artış hızı ilçe bazında en yüksek değer binde 23.38 ile Merkez ilçe, binde 20.77 ile Arıcak, binde 20.32 ile Kovancılar ilçeleri gelmektedir. İlçe bazında en düşük değerde olan Palu, Maden ve Sivrice ilçeleridir. Bu ilçelerimizi sırasıyla yıllık nüfus artış hızı binde -24.85, binde -22.89 ve binde -21.69’ dur.
Söz konusu sayımlar arasına göre köy bazında yıllık nüfus artış hızında Merkez ve Arıcak ilçelerinde artış, kalan diğer ilçelerde ise köy nüfuslarında azalış gözlenmektedir.
Elazığ ilinde, çalışma çağındaki nüfus olarak kabul edilen 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus, toplam nüfustan daha hızlı artmaktadır. Buna karşılık işgücündeki nüfusun artış hızı, hem toplam nüfustan hem de 12 ve daha yukarı yaştaki nüfustan daha düşüktür. 1980-2000 döneminde 12 ve daha yukarı yaşta ki nüfusun yıllık artış hızı %0 20.4 iken, işgücündeki nüfusun yıllık artış hızı %0 11.7 olarak gerçekleşmiştir. Bu hızlar cinsiyete göre önemli bir farklılık göstermemektedir.
Nüfus sayımlarında, nüfusun ekonomik niteliklerine ilişkin il bazında yayınlanmış bilgiler, 1955 yılından itibaren mevcuttur. Ancak, bu bilgiler 1955-1975 yılları arasında sadece işgücüne katılım düzeyini belirleyecek derecede sınırlı kalmıştır. 1980 yılından itibaren işgücünün niceliği ve niteliği konusunda ayrıntılı bilgiler yayınlanmıştır.

İşgücü
Elazığ ilinde işgücüne katılma oranı 1980-2000 döneminde azalma eğilimi göstermiştir. Erkek nüfu­sun işgücüne katılma ora­nı, kadın nüfusun işgücüne katılma oranından daha yüksektir. İki cinsiyetin işgücüne katılma oranın­daki bu fark son on yılda azalma eğilimi göstermiştir.
1980 yılında erkeklerin işgücüne katılma oranı %75.4 iken, 2000 yılında bu oran %63.8'e düşmüştür. Buna karşılık aynı dönemde kadınlarda işgücüne katılma oranı %44.9'dan %36'ye düşmüştür.
1980-2000 döneminde, Elazığ ilinde yaş gruplarına göre işgücüne katılma oranı, erkek nüfus için kadın nüfustan yüksek olmak üzere ülkemizdeki genel yapıya uygun bir durum göstermektedir. İşgücüne katılma oranı, 20 yaşına kadar her iki cinsiyet için de yaklaşık aynı düzeyde iken, "20-24" yaş grubundan itibaren erkek nüfusun işgücüne katılma oranı, kadın nüfusun işgücüne katılma oranından daha yüksektir. İşgücüne katılma oranında cinsiyetler arası farklılık tüm sayım yıllarında hemen hemen aynı düzeyde görülmektedir. Her iki cinsiyette de genel olarak tüm yaş gruplarında işgücüne katılma oranı 1980-2000 döneminde azalma eğilimi göstermiştir. Bu eğilim 2000 yılında diğer yıllardan daha yüksektir. 2000 yılında, işgücüne katılma oranında "12-14" yaş grubunda gerek erkeklerde gerekse kadınlarda önemli bir azalmanın olması eğitime verilen önemin artmasıyla açıklanabilir.
1980-2000 döneminde, erkeklerin işgücüne katılma oranı "25-44" yaş grubunda genelde aynı düzeyde sey­retmekte iken, 45 yaşından büyük erkeklerin işgücüne katılma oranında yaş ilerledikçe düşme gerçekleşmiştir.
Kadınların 20'li yaşlarda işgücüne katılma oranının azalması sonucu cinsiyetler arasında işgücüne katılma oranındaki farklılık artmaktadır. Kadınların evlendikten veya çocuk sahibi olduktan sonra işgücünden ayrılmaları bu durumun nedenlerinden biri olarak görülebilir. Ka­dınların işgücüne katılma oranı. 40 yaşından sonra tekrar artma eğilimi gösterip, 60 yaşından sonra azalma eğilimine girmektedir.

İstihdam

Elazığ ilinde istihdam edilenlerin sayısında, 1980-2000 döneminde sürekli artma görülmektedir. Bu dönemde istihdam edilen nüfu­sun yıllık artış hızı%08.7' dır. İstihdam edilen nüfusta görülen artış hızı cinsiyete göre değişmektedir. İstihdam edilen erkek nüfusun yıllık artış hızı %09.8, kadın nüfu­sun yıllık artış hızı ise %07' dir.
1980-2000 döneminde istihdamın sektörel yapısında önemli değişimler olmuştur. Bu dönemde tarım sektö­ründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki ora­nı 1985 yılından sonra azalmaktadır. 1980-2000 döneminde hizmet sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki oranı sürekli artarken sanayi ve inşaat sektörlerinde istihdam edilenlerin oranında artış ve azalışlar görülmektedir.
1980-2000 döneminde istihdam edilenlerin sektörel dağılımı cinsiyete göre önemli farklılıklar göstermekte­dir. Her iki cinsiyette de tarım sektörünün payında 1985 yılından sonra bir azalma görülmektedir. 2000 yılında istihdam edilen kadınlar %90.2 ile tarım sektöründe yoğun olarak çalışırken erkekler %45.7 ile hizmet sektöründe yoğun olarak çalışmaktadır.
1980-2000 döneminde istihdam edilenlerin yaptığı iş incelendiğinde. Tarımsal iş yapanların ve tarım dışı üre­tim faaliyetlerinde çalışanların oranında her iki cinsiyette de bir azalma görülürken. diğer tüm meslek gruplarında çalışanların oranında her iki cinsiyette de artış gözlen­mektedir 1980 yılında tarımsal iş yapanların oranı % 66.2 iken. 2000 yılında bu oran %58.6'ya düşmüştür. Buna karşılık istihdam edilenlerin yaptığı işte en fazla artışın olduğu hizmet işlerinde çalışanların oranı 1980 yılında % 4.8'den 2000 yılında % 8.5 e yükselmiştir.
Elazığ ilinde 1980-2000 döneminde ücretli veya işveren olarak çalışanların oranında artış görülmektedir. Bu durum her iki cinsiyette de görülmesine karşın ücretli olarak çalışan kadınların oranındaki artış erkeklere göre daha fazladır. Ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların oranında her iki cinsiyette de azalma gözlenmiştir. Kendi hesabına çalışan kadınların oranı ilk on yılda önemli bir artış gösterirken 1990 yılından sonra düşmüştür. Kendi hesabına çalışan erkeklerin oranında ise tüm yıllarda azalma gerçekleşmiştir.
­2000 yılında çalışanların %43'ü ücretsiz aile işçisi, %35.6'sı ücretli, %19.7'si kendi hesabına çalışırken, % 1.7' si ise işveren olarak çalışmaktadır. Çalışanların işteki duruma göre dağılımı cinsiyetler arasında önemli farklılıklar göstermektedir. Kadınların %83.4'ü ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta iken, ücretli olarak çalışan erkeklerin oranı kadınların oranından çok daha yüksektir.

İşsizlik

Genel Nüfus Sayımlarında 2000 yılına kadar farklı işsizlik tanımları kullanıldığından bu bölümde sadece 2000 yılının sonuçları yorumlanmıştır.
Nüfus sayımlarında bugüne kadar farklı işsizlik tanımları kullanılmıştır.
2000 Genel Nüfus Sayımında uluslararası tanımlar esas alınarak işsizlik bilgileri derlenmiştir. Buna göre Elazığ ilinde işsizlik oranı % 10.7' dir. Bu oran, işgücündeki her 100 kişiden 11' inin işsiz olduğunu göstermektedir.

İşgücüne Dahil Olmayan Nüfus

Elazığ ilinde işgücüne dahil olmayan nüfusun, çalışabilir yaştaki nüfus içindeki oranı sürekli artmaktadır. 1980-2000 döneminde işgücüne dahil olmayan nüfusun yıllık artış hızı %031.6'dır. Bu hız erkeklerde %041.2, kadınlarda ise %026.8'dir.
2000
yılında işgücüne dahil olmayan nüfusun yaklaşık %64'ünü kadın nüfus oluşturmaktadır
İşgücüne dahil olmayan kadın nüfus içinde en fazla paya sahip olan ev kadınlarının oranı 1980-2000 döneminde azalmasına rağmen, bu oran 2000 yılında %74.5 ile hala yüksek seviyesini korumaktadır.
İşgücüne dahil olmayan nüfus içinde emeklilerin oranında 1980-2000 döneminde her iki cinsiyette de artış görülmektedir. Emeklilerin oranındaki artış 1990-2000 döneminde kadınlarda erkeklerden daha yüksektir.



2- Elazığ ve Çevre İl Merkezlerinde Yerleşim Alanı Olarak Kullanılan Verimli Topraklar
İLİ Kapladığı Alan(ha.)
ELAZIĞ 6.452
BINGÖL 1.537
ERZİNCAN 1.518
MALATYA 3.375
TUNCELİ 1.015
DİYARBAKIR 61.428

Kaynak: DAP


Sulamaya bağlı olarak toprağın; fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinde değişiklikler meydana gelmektedir. Sulama suyunda sodyum konsantrasyonunun yüksek olması ise, toprak tanecikleri tarafından fazla miktarda absorbe edildiğini göstermektedir. Bu duruma gelen topraklar ıslanınca tanecikler birbirine yapışır, teksel yapı meydana gelir ve geçirgenlik azalır.

3- Çevre Yönetimi

Sürdürülebilir kalkınma modeli ile bir yandan kendi doğal kaynaklarımızı daha tasarruflu kullanmayı, diğer yandan üretim ve tüketim süreçlerinde oluşan atıkları en kısa süre içinde, başta yeniden değerlendirme olmak üzere yok etmeyi hedeflememiz gerekmektedir. Asıl amaç, gerek üretirken, gerekse tüketirken en düşük düzeyde atık üretmek olmalıdır. Çevre koruma, kalkınma sürecinin tamamlayıcı bir parçası olarak görülmelidir.
Tarımla ilgili tartışmalarda ön plana çıkması gereken faktörlerin başlıcası çevredir. Meraların tahribi hayvancılığın gerilemesine neden olmaktadır. Toprağın tahribi ve kötü kullanılması, sulama ve yeraltı sularındaki kirlenme, pestisidlerin insan sağlığına ve diğer canlılara etkisi yanında, konu daha geniş bir şekilde ele alınırsa, hormonlar, biyolojik çeşitlilik, gen kaynaklan ve bu kaynakların zedelenmesi gibi konular da gündeme gelmektedir. Sürdürülebilir tarım kavramı da tarım ve çevre kapsamında ele alınması gereken konular arasında olmalıdır.
Çevre sorunları denildiğinde öncelikle hatırlanan hava, su ve toprak kirlilikleri yanında, toprak erozyonu, nüfus artışı, iklim değişiklikleri, sanayi atıkları, katı atıklar (çöp), ekolojik değişiklikler, zirai ilaçlar (pestisid), aşırı gübre, su kullanımı ve enerji eldesinin yaratacağı sorunlar ve gürültü akla gelmelidir.
1982 Anayasası'nın 56. maddesi gereği herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşın ödevidir.
Çevre yönetimi ile ilgili olarak çok sayıda kamu kurum ve kuruluşu ile gönüllü kuruluşlar mevcut olup ülke genelinde tam bir yetki kargaşası hüküm sürmektedir. Merkezi düzeyde 2872 Sayılı Çevre Kanunu ve 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yetki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan Çevre Bakanlığı, ne yazık ki taşra teşkilatlarını henüz tamamla yamamıştır.
Genel bir tanımla çevre, insan faaliyetleri ve canlı varlıklar üzerinde hemen ya da süre içinde dolaylı ya da dolaysız bir etkide bulunabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etkenlerin belirli bir zamanındaki toplamıdır.

4.Tarım, Doğal Kaynaklar

Elazığ'ın sosyal ve ekonomik hayatında tarımın önemli bir yeri vardır. Her ne kadar sanayi sektöründe gözle görülür gelişmeler varsa da, tarım, ana sektör olma özelliğini sürdürmektedir. Toplam iktisaden çalışan nüfusun, yüzde 59 u tarımla uğraşır. Elazığ iklim ve toprak yapısı itibariyle, hemen her türlü tarımın yapılmasına elverişlidir.

Tarımsal üretim olarak sırasıyla tarla bitkileri üretimi, hayvancılık, bağ ve bahçecilik sayılabilir.

Su kaynakları potansiyeli bakımından oldukça avantajlı ve elverişli olan Elazığ’da, tarımsal altyapının oluşturulmasında sulama ve arazi geliştirme yatırımları mevcut yatırımlar içindeki ağırlığını korumaktadır.

Arazi Varlığı ve Yüzölçümü (Hektar)

Tarım Arazisi
264.180

Orman Arazisi
137.055

Ağaçlandırma ve Erozyon Sahası
159.762

Çayır ve Meralar
282.044

Sulanan Arazi
82.483

Sulanabilir Toprak Kaynağı
232.440

  Bitkisel Üretim (2004 Yılı)

Tarla Ürünleri Üretimi (Ton/Yıl)
992.026

Meyve Üretimi (Ton/Yıl)
1.362.710

Sebze Üretimi (Ton/Yıl)
1.197.915


Hayvancılık, tarım sektörü içindeki önemli gelir kaynaklarındandır. Özellikle, Keban Baraj Gölünün oluşumundan sonra su altında kalan verimli araziler sebebiyle mera hayvancılığı yerine, kapalı tesislerde besicilik süratle gelişmektedir.  

Canlı Hayvanlar (2004 Yılı)


Büyükbaş Hayvan Sayısı (Baş)
128.551

Küçükbaş Hayvan Sayısı (Baş)
373.810

Kümes Hayvan Sayısı (Kaz,Ördek,Tavuk, Hindi)
57.155.120

Kovan Sayısı
72746

Besi Tesisi Sayısı (Adet)
1.150


Elazığ, doğal kaynaklar içerisinde özellikle tarım ve yeraltı potansiyeli zengin olan bir ilimizdir. Tarım potansiyeli içerisinde hayvansal etkinlikler, tarımsal etkinliklere nazaran daha önemli bir yer tutarken, yer altı potansiyeli içerisinde de bakır krom ve mermer başta olmak üzere diğer maden türleri de bulunmaktadır.
Tarım, sanayi sektöründen sonra il ekonomisinin temel sektörü olma niteliğin sürdürmektedir. Kentin özellikle hızlı gelişimine paralel bir süreç yaşayan bu sektör kendi yapısında da derin değişimlere sahne olmuştur.
Giderek artan tarımsal ürün talebi, tarımsal üretim süreçlerini de etkilemiş sektörde gerek üretim biçimleri ve gerekse ürün desenlerinde önemli değişimle gerçekleşmiştir.
Elazığ, Türkiye GSYİH' sinın, sabit fiyatlarla binde 5,9'unu oluşturmaktadır Tarım, il ekonomisinde yaratılan Gayri Safi Hasıladaki payı, aktif nüfus içerisindeki yeri ve dış ticaretindeki ağırlığı ile sanayi sektöründe olduğu gibi ekonominin temel sektörüdür.

Toprak ve Su Kaynakları

Toprak Kaynakları

Elazığ İlinde genel olarak iki tip toprak görülmektedir. Meyilli ve dalgalı ovalarda hakim olarak kahverengi ve kırmızı kahverengi topraklar, vadilerde alüvyal topraklar görülmekte ancak bu topraklar organik maddece değişiklikler göstemektedir.
İlin toplam arazi varlığı içinde tarım arazileri (Tarla, Bağ - Bahçe, Sebze alanları) yüzde 29 oranı gibi bir alanı kaplamaktadır.İlin tarım arazisi içerisinde 264.180 ha' dır. Elazığ İlinin toplam arazi varlığı 843.041 hektardır. Yerleşim alanları 9.324 hektar olup, Elazığ İlinin toplam yüzölçümünün % 1' ini oluşturmaktadır.
Doğu Anadolu Bölgesi kapsamındaki illerde yer alan işlemeli tarıma uygun II., III. sınıf) arazilerin Türkiye genelindeki oranı yüzde 15,4, illerin işlemeli tarım kısmen kısıtlı arazilerin (IV. Sınıf) Türkiye genelindeki oranı ise yüzde 23 'tür. Elazığ İlinin işlemeli tarıma uygun arazilerinin Bölge toplamına oran incelendiğinde bu alanın 173.291 ha. ve oranın yüzde 21,6 olduğu görülmektedir. Bazı komşu illeri ile karşılaştırıldığında Tunceli, Bingöl ve Erzincan illerinden daha iyi bir değere sahip olduğu görülmektedir.



Elazığ İli Arazi Varlığı

Arazi Varlığı Alan (ha) % Oran

Tarım Arazisi
264.180 29

Çayır Mera Alanı
282.044 31

Orman Alanı
137.055 15

Ağaçlan. ve Erozyon Sahası
159.762 17

Toplam Arazi Varlığı
843.041 92

Yerleşim Alanları
9.324 1

Su Yüzeyi
92.935 7

TOPLAM YÜZÖLÇÜM
915.300 100

Kaynak
: il Tarım Müdürlüğü

 
   
Elazığ ve Çevre illerde Ekonomik Olarak Sulanabilir Arazi Miktarları


KHGM

DSİ

İLLER

Sulanabilir Arazi,

Sulamaya Elverişli

Ekonomik Olarak

ha.

Arazi, ha.

Sulanabilir Arazi, ha.

BINGÖL

151.172

22.234

13.050

ELAZIĞ

253.294

89.357

69.643

ERZİNCAN

238.842

73.757

61.384

MALATYA

391.541

169.789

139.234

TUNCELİ

98.438

12.825

11.084

DSİ VIII - IX - XVII - XXII - XXIV Bölge Müdürlüğü Program Bütçe Toplantısı Takdim Raporları.

Su Kaynakları

Elazığ İli yer altı ve yerüstü su kaynaklarının toplamına bakıldığında, komşu illerine göre oldukça fazla potansiyele sahip olduğu görülmektedir.Yine aynı tabloya bakıldığında Türkiye su potansiyelinin yüzde 60,2 gibi büyük bir bölümünün Doğu Anadolu Bölgesi ' nde olduğu görülmektedir.

Toprak ve Su Kaynakları Sorunları

Bütün illerde, toprak ve su kaynaklarına ilişkin sorunlardan alansal olarak su erozyonu ve taşlılık sorunlarının başta geldiği görülmektedir. Drenaj, tuzluluk ve sodyum ve rüzgar erozyon sorunu ise illerde ciddi boyutlarda değildir.
Toprak ve su kaynaklarına ilişkin sorunların başında gelen su erozyonu sorunu Doğu Anadolu kapsamındaki illerin işlemeli tarıma uygun arazilerine ilişkin sorunların yüzde 17,3, işlemeli tarıma uygun olmayan araziler üzerindeki oranı ise yüzde 44,5'dir. Elazığ İlinde İşlemeli tarıma uygun olmayan araziler üzerindeki su erozyonu 505.342 ha. olup bu sorunun çok önemli olduğu görülmektedir. İşlemeli tarıma uygun arazilerin ise 193.493 hektarında su erozyonu görülmektedir.
Elazığ İlinde ve Doğu Anadolu kapsamındaki diğer illerde, ikinci sırada önemlilik gösteren sorun ise taşlılıktır. Taşlılık sorunu, su erozyon sorununda olduğu gibi daha çok işlemeli tarıma uygun olmayan araziler üzerinde yer almaktadır. Doğu Anadolu kapsamındaki illerde yer alan işlemeli tarıma uygun arazilerin yüzde 5,6’inde, işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise yüzde 30,2'sinde taşlılık sorunu mevcut iken, işlemeli tarıma uygun arazilerdeki taşlılık sorunu Türkiye'de bu grup topraklardaki taşlılık sorununun yüzde 35,9'unu oluşturmaktadır. Buna karşılık işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerdeki taşlılık sorunu Türkiye'de bu grup arazilerdeki taşlılık sorununun ancak yüzde 22,6'sını oluşturmaktadır. Elazığ İli ve Doğu Anadolu Bölgesi genelindeki taşlılık sorununun yukarıda yapılan incelemesiyle varılacak sonuç şudur. İşlemeli tarıma uygun arazilerdeki taşlılık sorununun yaklaşık yüzde 3'ü Doğu Anadolu kapsamındaki illerde yaşanırken, işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerdeki taşlılık sorununun ise yaklaşık yüzde 2'si Doğu Anadolu kapsamındaki illerdedir. Elazığ İlinde ise İşlemeli tarıma uygun olan 61.447 ha. İşlemeli tarıma uygun olmayan ise 340.637 ha. arazide taşlılık sorunu görülmektedir.

Tarım(Bitkisel Üretim)

Elazığ ilinde arazinin %60 kadarı çayır ve meralardan oluşmakta. Bitkisel üretim amacıyla %40'ından daha az bir kısmı kullanılmaktadır. Bunun da %23.7’sinde kuru tarım yapılırken, %9.2 'sinde sulu tarım yapılmaktadır.
Ürün desenine göz atıldığında ekiliş alanı itibariyle tahıllarda buğday,arpa, yemeklik tane baklagillerde nohut, fasulye ve mercimek: endüstri bitkilerinde şeker pancarı, patates ve ayçiçeği şeklinde çoktan aza doğru bir sıralama ortaya çıkmaktadır.
Tarla ürünlerinin dekara verimleri incelendiğinde; buğday, arpa, nohut, mercimek ve pamukta Türkiye ortalamasının altında, fasulye ve şeker pancarında Türkiye genelinin üzerinde verim elde edildiği görülmektedir.
Yem bitkileri üretiminde özellikle yonca üretimi bakımından Elazığ' in iyi bir yere sahip olduğu gözlenmektedir. Buna ilaveten korunga ve fiğ üretimi de yapılmaktadır.
Sebze üretiminde birinci sırayı domates almakta, bunu soğan ve fasulye izlemektedir. Meyvelerden ise karpuz ve kavun üretimi önemli bir yer tutmakta,diğer sebze ve meyveler de satılabilme ölçüsünde üretilmektedir.
Bitkisel üretim sektöründe ciddi pazarlama sorunu yaşanmaktadır. Bu sorunlar da ürünlerin değerinden daha düşük fiyatlarla satılmasına neden olmaktadır. Elazığ' da kayısı (islimlik) dışında, hemen hemen tüm meyve ve sebzeler sebze haline getirilip komisyoncular aracılığıyla satılmaktadır. Üretilen üzümün çok az bir kısmı şarap fabrikasına satılırken, şeker pancarının tamamı şeker fabrikasına, pamuğun tamamı Çukobirliğe, ayçiçeğinin tamamı Karadeniz Birliğe tahılların büyük kısmı TMO ve özel un fabrikalarına satılmaktadır. Dolayısıyla adı geçen ürünlerde pazarlama sorunları daha az yaşanmaktadır. Bitkisel ürünlerin muhafazası için uygun özellikte ve yeterIi kapasitede depo bulunmadığından, üretilen ürünlerin sağlıklı koşullarda depolanması yapılamamaktadır. Bu da ürünlerin pazar gücünü düşürmektedir

 
Elazığ'da bitkisel üretim sektörünün sahip olduğu potansiyeller aşağıda özetlenmiştir:

- Yeterli işgücü potansiyeli
- Yeraltı ve yer üstü su potansiyeli
- Şeker pancarı üretimi dışında, küçük aile işletmeleri şeklinde de olsa, sebze ve meyveciliğin yaygın olarak yapılması
- Yonca ekimi başta olmak üzere. yem bitkileri ekiminin giderek artması
-Şeker fabrikası, Şarap fabrikası,Karadenizbirlik, Çukobirlik, Yem ve Un fabrikalarının bulunması
- Bitkisel ürün yetiştiricilerinin sözleşmeli modele yatkın olması
- Bitkisel üretimin önemli pazarlarından olan hayvancılığın diğer iIlere göre daha eksansif olarak yapılması
Yukarıdaki potansiyellerin yanında ilde bitkisel üretim açısından önemli darboğazlar da sözkonusudur:
- Sulama teknolojisinin istenilen düzeyde kullanılamaması nedeniyle halen salma sulama yapılıp. daha verimli ve ekonomik olan yağmurlama ve damla sulamaya geçişin sağlanamaması
- Bitkisel üretim açısından çok önemli yeri olan Kuzova Pompaj Sulaması başta olmak üzere,DSİ tarafından yürütülen sulama projelerinin çok ağır ilerlemesi
- Tohum seçimi, toprak işleme. gübre ve zirai ilaç kullanımı bilincinin gelişmemiş olması
- Üretilen ürünler dayanıklı hale getirilemediğinden, gerçek değerinde satılamaması
- Üretimden, ürünlerin işlenip, pazara sunulmasına kadar olan aşamaları içerisine alan organizasyonların etkin olmaması.
- Çok ortaklı şirketlerin pek yaygın olmaması, önemli darboğazlar oluşturmaktadır.
Bitkisel üretimin temel stratejileri; üretim ve pazar değerlerini yükseltmek için bitkisel ürün yetiştiricisinin daha düşük maliyetle üretim yapması, ürettiği ürünlerin iç ve dış pazarlarda rekabet edebilecek kalitede olması ve gerçek değerinde satılabilmesidir. Bu amaçla tüm kar amaçlı işletmelerde olduğu gibi, bitkisel üretim sektörünün temsilcileri olan çiftçiler de, organizeli işletmeciliğe ve planlı üretime geçmelidirler. Bunun için çok ortaklı şirketler,yetiştirici birlikleri, kooperatifler kurulmalı veya sektörde söz sahibi çeşitli firmalarıyla sözleşmeli üretim modelleri geliştirilip faaliyete geçirilmelidir.

Söz konusu organizasyonlar oluşturulduğu taktirde.
-Yetiştiriciler daha kaliteli tohumlar üretecek veya daha ucuza tohum edebileceklerdir.
- İyi bir makine parkına sahip olacaklarından toprak daha iyi işlenecek verim daha fazla olacaktır.
- Bilgi alış-verişi daha etkin olacak ve bunun sonucunda gübre, ilaç kullanımı ve diğer tarımsal faaliyetler daha bilinçli yapılacaktır.
- Birlikten güç doğacağından bitkisel ürün yetiştiricileri, imalat sanayi, ulaştırma, depolama ve satış noktalarının bir ölçüde ortağı olacaklar. Ya da imkanların sağladığı avantajlardan yararlanacaklardır.

- Yağmurlama ve damla sulama sistemine geçiş hızlanacak ve böylece; toprağın yapısı daha iyi korunurken, daha az su kullanılarak, daha fazla ürün elde edilecektir.
-Münavebeli ekim daha entansif biçimde yapılarak hem ürün deseni zenginleştirilecek hem de başta kaliteli kaba yem üretimi olmak üzere üretim miktarı arttırılacaktır.
- Tüm bu iyi gelişmeler. bitkisel üretim sektöründe kişi başına milli geliri yükseltecek. buna bağlı olarak da köyden kente göç önlenecektir.

Bütün bu bilgilerin ışığında bitkisel üretim sektöründe;

- Salça, konserve, meyve suyu fabrikaları ve bu fabrikaların merkezleri ile entegre olan sebze ve meyvecilik alanında yapılacak yatırımlar.
- Şarap fabrikası ile entegre olmuş bağcılık alanında yapılacak yatırımlar.
- Yağ fabrikaları ile entegre olmuş yağlı tohum (soya,ayçiçeği kolza vs.) yetiştiriciliği yatırımları,
- Birinci ürün olarak tane mısır üretimi yatırımları.
- Suluda ve kuruda yapılan yem bitkileri üretimi için yapılacak yatırımların öncelikli ve cazip yatırım alanları olduğu kanaatine varılmıştır.
 
 
5- Tarım(Hayvancılık)


Doğu Anadolu Bölgesinde yer almasına karşın hayvancılık açısından Elazığ iklimi pek olumsuz değildir.
Yaklaşık 128.551 baş sığır mevcuduna sahip olup bu mevcudun % 58'i kültür ırkı ve melezlerinden oluşmaktadır. Yine yaklaşık 373.810 baş koyun ve keçi varlığına sahiptir. Ancak bu mevcutlarda son yıllarda önemli azalmalar gerçekleşmiştir. Nitekim son 7 yılda sığır mevcudu % 21, koyun ve keçi mevcudu da % 41 kadar azalmıştır.
İlde yaklaşık 6.5 milyon etlik piliç varlığı söz konusu olup, ildeki işletme Köy-Tur AŞ. ile olan entegrasyonunun bunda payı büyüktür. Bunun dışı kanatlı türlerinin varlığı önemli bir miktar oluşturmamaktadır.
Elazığ"da yılda yaklaşık 70.000 ton çiğ süt, 9.000 ton da kırmızı et üretilmektedir.Yine ülkede üretilen beyaz etin yaklaşık % 3'ü (15.000 ton) ilde üretilmektedir
Tüm bu mevcut potansiyel ve üretime rağmen hayvancılıkta yaşanan darboğazlar dolayısıyla her geçen gün üretim düşmektedir.
Bu darboğazları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

- Üretimde girdi maliyetleri oldukça yüksektir.
- Kaliteli kaba ve konsantre yem üretimi yeterli boyutta değildir.
- Pazarlama organizasyonu olmadığı için (Broyler hariç) ürnler, piyasa şartlarına tabi olmakta ve gerçek değerinin altında pazarlanmaktadır.
- Hayvancılığa hizmet götüren kurumsal yapıda da bazı aksamalar söz konusudur.
- Üreticilerin yetiştirilmesi için yapılan yayın ve eğitim çalışmaları üreticilerin yeterince rağbet etmemeleri sebebi ile istenilen verimi sağlamamaktadır.
- Suni tohumlama hizmetleri bölgeye göre ilde yüksek olmasına karşın, ırkıslahında yeterli aşamayı sağlayacak düzeye ulaşılamamıştır.
- Üreticiler gerek yem fabrikaları ve gerekse et ve süt tesisleri ile entegrasyonu sağlayamamışlar, bunun sonucunda maliyet ve satış fiyatlarında istenilen seviye yakalanamamıştır.
- Özellikle süt fabrikasının süt toplamada yeterli bir soğuk zincir ağına sahip olamaması, hem üreticilerin ürettiği çiğ sütü sokakta pazarlamasına ve hem de fabrikanın çok düşük kapasite ile üretim yapmasına yol açmaktadır.
- İşletmeler genellikle küçük aile tipi işletmeler olup, hem bitkisel hem de hayvansal üretimi birlikte gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla ekonomik boyutta optimum ölçekte hayvancılık işletmeleri yok denecek kadar azdır.
- Hastalıklar da önemli kayıplara yol açmakta, kontrol mekanizmalar yeterince çalışmamaktadır.
- Son olarak ilde doğal koşullara uygun hayvansal üretim yapılamamaktadır.
- Hayvancılık sektöründeki darboğazların aşılabilmesi amacıyla öncelikle üreticilerin organizeli üretim modeline geçmeleri (şirketler, yetiştirici birlikleri, holdingler) sağlanmalıdır.

-İşletmelerin bu organizasyona geçmelerinde ve yine ölçek büyütülmesinde verilecek kredi ve teşvikler yönlendirici olmalıdır.
- Devletin mevcut hayvan varlığının ıslahında milli bir politikasının olması mutlaka gereklidir.
- Suni tohumlama ve hastalık kontrolü vb. hizmetler özellikle şirketleşmiş ve yeterli bilgi, beceri ve donanıma sahip özel müteşebbis!ere aktarılmalı. devlet ise sıkı denetimi sağlamalıdır.
- Özel müteşebbis açısından günün ihtiyaçlarına cevap verebilecek üreticilerle sözleşmeli üretimi gerçekleştirmiş ve soğuk donanım ağına sahip bir süt tesisi sadece Elazığ'ın değil, bölgenin ihtiyacı olarak görülmektedir.
- Yine aynı özelliklere sahip bir et entegre tesisinin kurulması gelecekteki üretimi yönlendirmek açısından önemlidir. Bu amaçla Hayvan Ürünleri Organize Sanayi Bölgesinin kurulması biran önce tamamlanmalıdır.
- İlde Köy-Tur AŞ. benzeri entegre üretimi gerçekleştirebilecek yumurta tavukçuluğu ve arıcılık organizasyonlarının oluşturulması önemli ekonomik katkı sağlayacaktır.
- İlde faaliyet gösteren özellikle karma yem fabrikalarının kapasitelerinin artırılmasın da bu fabrikaların üreticiler ile sözleşmeIi üretimi sağlayabilmeleri açısından önem taşımaktadır.

 
Tarım (Su Ürünleri)

Toplam 21.200 hektarlık su ürünleri üretim alanı, Elazığ ilini su ürünleri üretim potansiyeli bakımından çok zengin bir il konumuna getirmektedir. Bununla birlikte ilimizde, bu potansiyelden bugüne kadar yok denecek kadar az düzeyde yararlanılmıştır.
İlimiz yüzey su kaynaklarından yetiştiricilik yolu ile elde edilen su ürünleri yapay üretimi yok denecek kadar azdır. Bu üretimin hemen hemen tamamı havuz yetiştiriciliği yoluyla elde edilmektedir. Buna karşılık, ilimizde su ürünleri üretiminde esas potansiyel olarak var olan kafeslerde balık yetiştiriciliği ihmal edilmiştir.
İlimizde kafes balıkçılığına uygun pek çok doğal göl ve baraj gölleri bulunduğundan kafes balıkçılığı ilimizde su ürünleri sektörünün gelişmesine büyük katkıda bulunacak bir potansiyel arz etmektedir. Bu mevcut üretim potansiyelinin daha verimli ve etkin kullanılmasının sağlanması açısından, ilimiz göllerinde aynı tesiste 6 aylık sürelerle sazan ve alabalık yetiştiriciliği (Nisan -Eylül arası sazan, Ekim- Mart arası alabalık) yaygınlaştırılmalıdır. Gerçekten, ilimizde hüküm süren iklim şartları yüzey su kaynaklarımızdan bir yıl içerisinde iki ayrı ürün almasını mümkün kılacak özellikler taşımaktadır. Buna bağlı olarak da üreticilerimiz aynı tesisten daha yüksek gelir elde etme imkanına sahip olmuş olacaktır.
Elazığ il sınırları içerisindeki yüzey su kaynaklarının 358 hektar alanının kafes yetiştiriciliği için kullanılması mümkündür.
Bu alanda kafes yetiştiriciliği yapılması durumunda ilimize sağlayacağı toplam iktisadi katkı yaklaşık alabalık için119.300.000 $. sazan balığı için ise 266.550.000 $ olacaktır.
Kafes balıkçılığında yüzey su kaynaklarımız için hedeflenen üretim miktarlarının gerçekleşmesi durumunda yaklaşık 10.000 kişiye istihdam yaratılmış olacaktır.
İlimizde mevcut su ürünleri yetiştiricilik potansiyellerine ulaşılabilmesi için, yavru balık üretim tesislerinin de kurulması gerekmektedir.
Günümüzde Keban Baraj Gölü'nde avlanan yıllık 12.220 kg/yıl kerevitin ilimize sağladığı iktisadi katkı yalnızca 122.200 $' dır. Ancak, kerevit yetiştiriciliği iyi planlanır ve teşvik edilirse bu üretim değerlerinin çok üstüne çıkmak mümkündür.
Su ürünleri üretiminde temel unsurlardan biri olan ticari avcılık ilimizde istenilen düzeyde değildir. İlimizin en büyük rezervi durumunda olan Keban Baraj Gölünün ilimiz sınırları içerisinde kalan kesiminde yılda ortalama 500 ton/yıl balık istihsali yapılmaktadır. Bu üretim miktarları Keban Baraj Gölü 'nde 1 hektardan ortalama 17 kg balık adandığını ortaya koymaktadır. Halbuki Keban Baraj Gölü gibi verimli baraj göllerinde 50 kg/ha balık elde edileceği öngörülmektedir. Bu durumda 32.120 hektarlık su ürünleri üretim alanına sahip olan Keban Baraj Gölü'nden. yapılan hesaplamalara göre. yılda 1.600-2.000 ton balık avlanması mümkün görülmektedir.
Karakaya Baraj Gölü’nün ilimiz sınırları içerisinde kalan kesiminde ise toplam balık istihsali yaklaşık 350 ton/yıldır. Bu durumda Karakaya Baraj Gölü'nde bu miktarın 550 ton/yıl’a çıkarılması mümkündür.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki su kaynaklarından fayda sağlayan 2000' den fazla balıkçının her birinin asgari ağ ihtiyacı 1000 m'dir. Bugünkü fiyatlarla donatılmış 100 metrelik ağın 100 $ olduğu dikkate alınırsa ;balıkçı başına yıllık ağ masrafı 10x100 $=1000 $ olacaktır.Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bütün balıkçılara oranladığımızda 1000 $ x2000= 2.000.000 $ yıllık ağ ihtiyacı ve masrafı sözkonusu olmaktadır.Elazığ İlinde kurulacak bir balık ağı imalat tesisi ile bölgeden çıkan ve önemsenmesi gereken bu paranın ilimizde kalması mümkün olacaktır.
.İlimiz yüzey su kaynaklarından hedeflenen üretim miktarlarına ulaşılması durumunda, bunların ya hemen soğuk muhafazaya alınması, ya da ürün şeklinde işlenmeye tabi tutulduktan sonra soğuk muhafazaya alınmaları zorunluluğu vardır.Elazığ ili ve çevre illerde üretilecek su ürünlerinin muhafazası ve işlenebilmesi için en az 400.000 ton/yıl kapasiteli soğuk muhafaza tesislerine ihtiyaç olacaktır.
Süs balığı üretimi ülkemizde 10-15 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ülkemizde pazarlanan süs balıklarının % 90'nı diğer ülkelerden dış alım yoluyla sağlanmaktadır. İlimizde süs balığı üretimine uygun alanların tespit edilerek ve gerekli ısıtma sistemleri kurularak bu alanda yapılacak çalışmalar sonucunda zaten ülkemizde çok az önem verilmiş olan bu sektörde büyük iktisadi katkılar sağlanması mümkündür.
İlimizde su ürünleri sektöründeki alt yapı ve organizasyonun sağlanması için aşağıda belirtilen yapılanmalar mutlaka sağlanmalıdır.

- Kafes balıkçılığı ve diğer su ürünleri yetiştiriciliği yapılan yerlere gerekli olan elektrik, haberleşme ve ulaşımla ilgili alt yapı acilen götürülmelidir. Özellikle ulaşım su ürünleri tesislerinin hem kuruluş hem de işletme aşamalarında önem taşımaktadır.
- Su ürünleri yetiştiriciliği için müteşebbislerin bir araya gelerek bir organizasyon oluşturmaları ve sorunlarını bu organizasyon aracılığı ile çözmeleri müteşebbislere büyük avantaj sağlayacaktır.
- Avcılıkta günün gerektirdiği doğru avcılık yöntemlerini uygulayabilmek ve ilimiz sınırlarındaki yüzey sularında rantabl bir balıkçılık yapabilmek için Keban ve Karakaya baraj göllerinde faaliyet gösteren su ürünleri kooperatiflerinin mutlaka bir üst birlik çatısı altında toplanması zorunludur.
-Yine avcılığın sağlıklı yürütülmesi ve birim alandan yüksek verim alınabilmesi için balıkçıların eğitimine büyük önem verilmelidir.
-Avcılık ile ilgili yapılan kontroller sadece av yasağı süresince değil aynı zamanda yasak bittikten sonrada küçük balık avlanmaması hususunda devam ettirilmelidir.
- Yetiştiricilik ve avcılıktan elde edilen balıkların uzun süreli muhafazası için ilimizde bulunan soğuk hava deposu imkanlarından yararlanılacağı gibi. ihtiyaca göre yenilerinin yapılmasına önem verilmelidir.
- İlimizin ihtiyacı olan yavru balığın karşılanması amacıyla yavru üretim tesisleri kurulmalıdır.
- Kaynakların ekonomik kullanımı açısından yüzey su kaynaklarında ıslah çalışmaları yapılmalıdır.

6- Yeraltı Kaynakları-Madencilik

Elazığ İli çeşitli madenler bakımından Doğu Anadolu Bölgesinin en zengin illerinden birisidir. Özellikle mermer, krom, bakır, kurşun ve çinko bakımından önemli yataklara sahiptir. İl genelinde toplam 45 adet ruhsatlı maden ve mermer sahası bulunmaktadır.Ayrıca ikisi sıcak ve mineralli su (Kaplıca) kaynağı olmak üzere çok sayıda içme ve mineralli su kaynağı da bulunmaktadır.
İldeki metalik madenlerin çoğunda belirlenmiş rezervlerin tükenmesi gerekçesi ile Etibank'a ait faaliyetler Guleman Kromit Sahası dışında tamamen durmuştur. Kromit dışında sadece Maden ilçesindeki Kallar Köprüsü (Bakır) sahasında bir özel sektör kuruluşu tarafından bakır cevheri üretimi sürdürülmektedir.
Ancak krom üretiminde durum farklı olup, İl genelinde: 22 adet yatak ve zuhur gurubu saptanmıştır. Günümüzde sadece Kapin ve Sori Yataklarında işletme faaliyetleri sürdürülmektedir.
İlimiz, sınırları içerisinde bulunan en önemli yer altı kaynağı yurt dışı piyasalarda da ülkemiz ve ilimizin adını duyuran mermerlerimizdir. İlimiz mermercilik iş kolundan sadece yurt dışına yapılan ihracat sonucu ülkemize sağlanan döviz geliri 2000 yılı itibariyle 11.000.000 $’dır.

Elazığ’da Bulunan Maden Çeşitleri

Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko, Demir, Krom, Manganez, Kireçtaşı, Mermer (Granit, Traverten), Kalsit, Silis Kumu ve Kuvarsit, Alçıtaşı ve Dekoratif Yapı Taşı, Tuğla Kili, Sanayi Kili, Pomza, Molibden, Wolfran, Kömür, Kaplıcalar, Maden Suları, Fluorit, Prit, Kalko Prit


ELAZIĞ İLİ MADEN, MERMER VE ENDÜSTRİYEL HAMMADDE KAYNAKLARI MEVCUT SAHALAR

Elazığ ili çeşitli madenler bakımından Doğu Anadolu Bölgesi’nin en zengin illerinden birisidir. Özellikle Krom, Bakır, Kurşun, Çinko ve Mermer bakımından önemli yataklara sahiptir. İl genelinde 22 adet kromit sahası 45 adet ruhsatlı mermer sahası bulunmaktadır.
 
 
Maden Sahalarının Dağılımı:


Altın:
Baskil İlçesi Nazar Uşağı Mevkii, Keban İlçesi

Gümüş:
Baskil Nazar Uşağı Mevkii

Bakır-Kurşun-Çinko:
Keban İlçesi, Kebandere Güneyi, Keban Zeytindağı Yatağı, Sivrice İlçesi Helezür Yatağı, Ergani Yeşilyurt Tepe Yatağı, Keban Nallıziyaret Yatağı, Maden İlçe Yatağı

Demir:
Merkez Aşvan Sahası, Baskil İlçesi Karakaş Sahası, Keban İlçesi Karamağara Sahası

Krom:
İl genelinde 22 adet yatak ve zuhur gurubu saptanmıştır. Halen Kapin ve Sori Yataklarında işletme faaliyetleri sürdürülmektedir.

Mangan:
Koçkale Mevkii, Merkez İçme Mevkii, Baskil İlçesi Karakaş Mevkii, Karakoçan İlçesi Sagin, Kirgil, Hamzalı, Tacik Mevkii, Keban İlçesi Kudikan Mevkii, Maden İlçesi Deriköy, Heyhbayram, Hezerik, Keydan, Satırlı, Korezköy, Değirmendere, Sadiyonköy Mevkii, Palu İlçesi Visin Mevkii, Sivrice Samath Köy Mevkii

Kireçtaşı:
Sivrice İlçesi Örençay Köyü Mevkii, Merkez Cipköyü Mevkii, Baskil İlçesi, Karakoçan İlçesi, Keban Kuşcu Köyü

Mermer:
Alacakaya (Guleman) İlçesi Altıoluk Köyü Yatağı, Merkez Körpe, Pelte, Koçkale Köyü, Baskil İlçesi, Arıcak İlçesi, Merkez Eyüpbağları Mevkii

Kalsit:
Keban İlçesi, Merkez Çaybağı, Harput Doğusu

Silis Kumu ve Kuvarsit:
Sivrice İlçesi Hazarbaba Dağı, Baskil İlçesi

Alçıtaşı ve Dekoratif Yapı Taşı:
Karakoçan İlçesi Beyaz Güllüce Taşı, Merkez Pelte ve Körpe Köyleri Gri ve Bej Çarpma Taş

Tuğla Kili:
Hazargölü-Gülüşkür Köprüsü arası, Keban Baraj Gölü

Sanayi Kili:
Sivrice İlçesi, Çaybağı çevresi, Kömürhan Kuşsarayı arası

Pomza:
Merkez Yemişlik Köyü Mevkii, Karakoçan İlçesi

Molibden :
Keban İlçesi

Wolfran:
Keban İlçesi

Kömür:
Keban,Palu Kovancılar İlçeleri

Kaplıca:
Karakoçan İlçesi Golan Kaplıcaları, Palu İlçesi Buban Mevkii, Merkez Hoğu Mevkii Maden Suyu

 
Elazığ çevresinde madencilikteki yeterli üretimi engelleyen darboğazlar şu şekilde sıralanabilir:

- Madencilik ile ilgili mevzuat
- Ulaşım ve Doğal yapı.
- Sermaye teminindeki güçlükler.
- Mülkiyet.
- Terör.
- Eğitim ve araştırma.

Bu sektörde;

- İlimizdeki metalik madenlerin halihazırda önemli oranda tüketildiği düşünülerek gerek arama ve gerekse üretim yönünden mermerciliğe çok daha önem verilmelidir.
-Gelişmiş üretim teknolojilerinin kullanımı için sektör içerisinde ortaklıklar oluşturulmalıdır.
- Küçük sermayeli işletmelerin inşaat sektörüne verdiği üretim hizmetine ilave olarak, aksesuar ve süs eşyası üretimine de yönelmeleri (Örneğin: Masa, sandalye, sehpa, biblo,vazo, saksı, küllük v.b.) gereklidir.
- Doğal mermerlere ilaveten suni mermer üretimine de girilmelidir.
- Özellikle yurtdışı piyasalarında pazarı olan inşaat ve bahçe düzenlemede ihtiyaç duyulan çeşitli taş ve mermer ürünleri imalatına yer verilmelidir.
- Buban ve Golan gibi kaplıca suları mevcut verimleri ile ya da verimleri daha da artırılarak, başta ısıtma ve seracılık olmak üzere sağlık turizmi ile ilgili yatırımlar yapılarak çok iyi bir şekilde değerlendirilebilir.
İl genelindeki yer altı zenginlikleri kendi içerisinde değerlendirildiğinde bunlardan öncelikle mermercilik, madencilik ve sıcak ve mineralli sularla ilgili olarak ısıtma, seracılık ve sağlık turizmine dayalı alanlar ile rüzgar enerjisine dayalı enerji üretimi ve bununla ilişkili yan sanayi alanlarını kapsayan konularda yatırım yapıldığı taktirde hammadde bakımından kaynak sıkıntısı çekilmeyeceği aşikardır. Bu dört konuda yapılacak yatırımlar hem kaynak, hem de pazar açısından yatırımcılar için cazip yatırımlar olarak önerilebilir.

 
7.Sanayi ve Yatırım

İl'de gerçek anlamda büyük sanayi tesislerinin kurulması, birkaç istisna dışında son 30 yıl içerisinde olmuştur.
1967 yılında kurulan küçük sanayi sitesinde 1025 işyeri bulunmaktadır. Toplam 250 işyeri kapasiteli Merkez (Yeni) küçük sanayi sitesi inşaatları devam etmektedir.
Elazığ'ın, özellik ve ihtiyaçlarına göre, sektörel gelişmeler, son on yıl içinde değişik bir yapı arz etmekte ve görülen gelişmenin, sanayi yapısını 1987 yılında, Organize Sanayi Bölgesi kurulması ile birlikte, İlin sanayileşmesi hususu, planlı bir şekilde yeniden gözlenmektedir.
Elazığ Organize Sanayi Bölgesinde üretime geçen toplam 66 sanayi tesisi bulunmaktadır. 5 tesis inşaat ve montaj aşamasında, 3 tesis ise proje safhasındadır. Ekonomik krizler nedeniyle halen 22 firma kapalı durumdadır. Organize sanayi bölgesi dışında ise toplam 181sanayi tesisi bulunmaktadır.
İl'de genel olarak sanayi yatırımı sayılabilecek nitelikte olan kamu ve özel kesime ait toplam 247tesis bulunmaktadır.
Ayrıca, İlimizde Türkiye de uygulanmakta olan konusu ile ilgili ilk ihtisas bölge olacak “Hayvan Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi” altyapı çalışmaları yürütülmekte olup, Bir tesis üretime geçmiş, bir tesis entegre et üretimi olarak deneme üretimlerine başlamıştır.
Yine İlimizde, “Besi Organize Sanayi Bölgesi” adı ile besicileri bir araya toplamak amacı ile bir Organize Sanayi Bölgesi kurulması için yer seçimi yapılmıştır.Ancak proje 2003 yılı yatırım programından çıkarılmıştır.
Elazığ’da; gıda sanayi, maden-taş ve toprağa dayalı sanayi, dokuma ve tekstil sanayi, demir dışı metal sanayi, orman ürünleri sanayi, plastik sanayi ile genel imalat sanayine yönelik üretimler yapılmaktadır.
İl’de halen 277 adet anonim şirket, 1.755 adet limitet şirket, 38 adet kollektif ortaklık vardır.


İmalat Sanayi Sektörü

Elazığ'da Cumhuriyetten önce Harput’da daha çok debbahçılık ve ipek dokumacılığı şeklinde görülen sanayi, Cumhuriyetten sonra, devlet yatırımları ile hız kazanmış, birbiri ardına Şeker Fabrikası, Şarap Fabrikası ve Ferrokrom tesisleri faaliyete geçmiştir. Bu dönemin ilk özel teşebbüsü Elazığ İplik Fabrikasıdır. Elazığ'da 2. sanayi hamlesi Keban Barajı sonrası yaşanmıştır. Bu dönemde kurulan Keban Holding özel teşebbüsün Keban Barajı istimlak bedellerinin üretime dönüştürülmeye çalışıldığı bir dönem olmuştur. O dönemde kurulan fabrikalar çok ortaklı yapılarını kaybetmekle beraber üretimlerini sürdürmektedirler. 1980'lerin ikinci yarısında devlet teşvikleri ile başlayan yeni atılımla Elazığ Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş ve yaşanan bir çok olumsuzluklara rağmen Elazığ'ın kalkınma ve sanayileşme arzusu kamçılanarak devam etmiştir.
Günümüzde Elazığ Organize Sanayi Bölgesinde 66 ve OSB dışında 181 olmak üzere toplam 247 işletme faaliyetlerini devam ettirmektedir. Bu işletmelerin tamamı KOBİ niteliğindedir ve 7,437 kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. Elazığ Küçük Sanayi Sitesinde ise 1025 işyeri faaliyetlerini sürdürmektedir.
Elazığ'daki KOBİ'lerin faaliyet alanları çeşitlilik arz etmektedir. Bunların başlıcaları; ,mermer, mobilya imalatı, inşaat sanayi, et ve süt mamulleri, madencilik, gıda sanayi olarak sayılabilir.
Elazığ ilinde üretimlerine devam eden Ferrokrom, Şeker ve Şarap Fabrikaları özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerdir. Özelleştirme kapsamındaki bu işletmeler, il ekonomisi açısından büyük bir önem arz etmektedir.

Elazığ'da imalat ve sanayi sektörünün en önemli darboğazları;

- Çekirdek ortaklı yapılanma (aile şirketi) ve ortaklık kültürü eksikliği,
- Profesyonel yönetici eksikliği,
- Çok ortaklı oluşumlara yönelememe,
- Yatırım ve işletme sermaye konusunda yetersizlikler,
- Etkin pazarlama teknikleri kullanılamaması,
- Bölge dışına açılamama,
- Sanayileşmiş metropoliten kentlere uzak olma ve demiryolu taşımacılığındaki yetersizlik,
- Ara insan gücünde nicelik ve nitelik eksikliği,
- Üniversite-Sanayi işbirliği eksikliği,
- Ekonomik krizlerden çabuk etkilenme olarak özetlenebilir.

 
Elazığ ilinin hammadde kaynakları. hayvancılık, tarım ürünleri ve pazar
durumu dikkate alındığında:

· Mermer İşleme Tesisleri
· Hazır Beton Üretim Tesisleri
· Meyve Suyu ve Meşrubat Sanayi
· Süt Ürünleri Entegre Tesisleri
· Su Şişeleme Tesisleri
· Hidrofil Pamuk ve Sargı Bezi Tesisleri
· Cam Mozaik Üretim Tesisleri,
· Beton Kiremit Üretim Tesisleri
· Deri İşleme Tesisleri
Sektörlerinin genel imalat açısından cazip yatırım alanları olduğu bu alanlarda yapılacak yatırımların karlı olacağı düşünülmek

İmalat Sanayinin Pazar Alanları

Kuşkusuz, herhangi bir alanda üretim yapan ve üretimini sürekli olarak artıran bir sanayi kuruluşu, her şeyden önce ürettiği malı satmak isteyecektir. Diğer taraftan, tüketici kitlesi de sanayi kuruluşlarının ürettiği malı talep edecek, böylece sanayi kuruluşu ile tüketici arasında zorunlu olarak bir bağlantının kurulması gerekecektir. Farklı coğrafi mekanlarda yer alan sanayi kuruluşları ile tüketici kitlesi arasındaki bağlantılar ise, fiziki mekanın farklılığına, iki öğe arasındaki mesafenin uzunluğuna, ulaşım ve iletişim araçlarının türü ve niteliğine, taşıma harcamalarının büyüklüğüne ve diğer sosyo-ekonomik olgulara bağlı olarak faklılıklar göstermektedir .
Elazığ İli ve komşu illerinde imalat sanayinin pazar alanları üç kademeli bir yapı oluşturmaktadır. Birinci kademe pazar alanı, ilin kendisinden; ikinci kademe pazar alanı, Bölge'deki illerin kendi aralarında ve Güneydoğu Anadolu'nun komşu illeri ile yapılan ticaretten, üçüncü kademe pazar alanı, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye bütününden ve nihayet dördüncü kademe pazar alanı ise üretilen bir kısım ürünün ihracatından meydana gelmektedir. Ancak Bölge için önemli olan halihazırda ilk iki kademe pazar alanlarıdır. Zira, işletmelerin yaklaşık yüzde 60'ı gerek istihdam, gerekse yarattıkları katma değer bakımından gıda, içki, tütün, (özellikle gıda) sektörlerinde faaliyet göstermekte, dolayısıyla üretilen ürünler bu pazar alanlarında tüketilmektedir.
Gıda sanayi sektöründe üretim yapan kuruluşların pazar alanları genellikle il içi, bölge içi ve diğer bölgelerin komşu illeri ile sınırlı kalmaktadır. Dokuma, giyim eşyası ve deri sanayii sektöründe ise komşu bölge ve iller ile Türkiye'nin diğer yöreleri pazar payını oluşturmaktadır.

 
İmalat Sanayinin Geliştirilmesine Yönelik Tedbirler


KOBİ’ lerin Desteklenmesi ve Banka Kredileri

Ülkemiz açısından genel bir değerlendirme yapılacak olursa işyeri sayısı, çalışanlar sayısı ve katma değer olmak üzere üç önemli göstergeye bakıldığında küçük orta ölçekli işletmelerin ülkemizin gerek sosyal, gerekse ekonomik dokusunda önemli bir yer işgal ettiği görülmektedir.
Elazığ İlinin ve Doğu Anadolu Bölgesindeki diğer illerinin ekonomik ve sosyal yapısında çok önemli bir yeri olan küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin birçok sorunları bulunmaktadır. Bunların başında şu finansal sorunlar gelmektedir:

- Kredi temininde güçlük,
- Devlet yardımlarından yararlanamama,
- Diğer finansman araçlarından (menkul kıymetler borsalarında işlem gören tahvil ve hisse senetleri aracılığı ile sermaye temini gibi) yararlanamamak.
Dolayısıyla, bu işletmelerin teknolojik yeniliklere uymalarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkıları ve etkinliklerini artırmak amacıyla, banka kredileri ve yatırım devlet yardımlarından yeterince yararlanmalarını sağlamak gerekmektedir. Türkiye genelinde KOBİ' lerin banka kredilerinden yararlanma oram çok düşük olmakla birlikte, bu oran Doğu Anadolu Bölgesi'nde daha düşüktür.
Elazığ İli 2000 yılı sonu itibariyle KOBİ teşvik belgelerine tahsis edilen işletme ve yatırım kredileri incelendiğinde belge sayısı 30, sabit yatırım tutan 1.526 Milyar TL ve aktarılan kredi miktarı ise 1.301 Milyar TL.' dir (Hazine Müsteşarlığı, 2001) .
Elazığ İli genel teşvik tedbirleri kapsamında incelenecek olursa, yatırımlara uygulanan genel teşvik tedbirleri kapsamında 1999 yılında imalat sanayinde 6, tarım sektöründe 4, madencilik sektöründe 1 ve hizmetler sektöründe de 8 adet olmak üzere toplam yatırım tutan 14.097.207 Milyon TL olan 19 işletmeye yatırım teşviki verilmiştir. Türkiye genelinde toplam yatırım tutarı 5.074.120.459 Milyon TL olan 2.968 işletmeye yatırım teşviki verildiği dikkate alınırsa, Elazığ'daki teşvik alan işletmeler Türkiye geneli içerisinde ancak %0 2,8'lik bir yere karşılık geldiği görülmektedir. Türkiye genelinde teşvik verilen 2.968 işletmenin 1.602'si imalat sanayinde yer alırken, Elazığ'da imalat sanayinde 6 işletme teşvik almıştır.
Küçük sanayi siteleri ve bu sitelerde yer alan işyeri sayılan bakımından Elazığ İli ve çevre illerden Malatya ve Diyarbakır gibi iller daha sanayileşmiş illerdir. Bu illerde organize sanayi bölgeleri bulunmakta, yenileri de inşaa edilmektedir. Bu illerin göreli olarak sanayileşmiş ve bölgede kutup iller durumuna gelmiş olmalarında bu gibi tesislerin yarattığı dışsal ekonomilerin payı büyüktür. Ancak, yakın zamana kadar küçük sanayi sitesi dahi bulunmayan Bingöl ve Tunceli gibi illerde de bu tesislerin kurulmuş olması, imalat sanayinin geleceği açısından umut" vericidir.

8- İhracat

Elazığ’da ihracat özellikle son yıllarda mermer ocakları ve mermer işleme tesis sayısının artması ile birlikte önemli bir yükseliş göstermeye başlamıştır. 2003-2004 yıllarında başta mermer olmak üzere, Plastik, Mobilya, Çimento, Şarap, Tekstil, Orman Ürünleri, Çelik Eşya, Döküm ve Deri gibi sektörlerde dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştirilmiştir. Elazığ’dan yapılan ihracatın 2003 yılı miktarı 40.678.283 $ dır. 2004 yılı ilik 4 ayında gerçekleştirilen ihracat miktarı ise 8.404.580 $ tutarındadır.
Elazığ ilinde büyük istihdam yaratabilecek ve yaptığı ihracat ile ülke ve il ekonomisine büyük miktarda katma değer kazandırabilecek Mermer sektörünün ihracatta karşılaştığı sorunlar ise aşağıdaki gibidir:

1. Kesilmiş mermer ve doğal taş ihracatının önünde duran en büyük engel olarak Hindistan ve Çin gibi önemli alıcı ülkelerin Türk mermerine aşırı yüksek vergi ve harç uygularken aynı ülkelerden ithal edilen aynı tip mallar için vergi ve benzeri yükümlülüklerin hemen hemen hiç uygulanmamasını ifade edebiliriz. Dahası söz konusu ülkelere mermer ihraç eden rakip ülkeler bu problemi karşılıklı gümrük sözleşmeleri ile ortadan kaldırmışlardır. Bu durum altından kalkınmayacak bir rekabet eşitsizliği yarattığı ortadadır.

2. Bilindiği üzere blok mermer alımları başta olmak üzere diğer tip yarı mamul ve mamul mermerlerin satışı için müşterilerimiz ülkemize gelmektedir. Ancak bu amaçla ülkemize gelmek isteyen yabancılara gerek ülkemize giriş sayısı gerekse de ülkede kalış süresi bakımından vize sınırlamaları getirilmekte, söz konusu alcılara neredeyse ülkemize gelme denmektedir.

3. Bölünemeyen malların (blok mermer gibi) ocaklardan veya fabrikadan limana nakliyesi (diğer bir deyişle kamyonlara yüklenen blokların tonajının izin verilen tonaj sınırları nedeniyle sorun yaratması) mermer ve doğal taş ihracatçılarının en büyük sorunlarından biridir.

4. Nakliyeye ve yüklemeye ilişkin bir diğer sorun ise, demir yolu ile yapılabilecek olan söz konusu taşıma işleminin, vinç ve benzeri altyapı ekipmanları ve vasıtalarının yetersizliği ve gerek yükleme gerekse de boşaltma işlemlerinin yapılamaması nedeniyle maliyetin yüksek olması ve tercih edilmemesidir.

5. Mersin Limanı’nda yükleme yapılırken forkliftle yüklemenin kendi imkanlarımızla yapılmasına rağmen anlaşılmaz bir şekilde Liman Yönetimine forklift ücreti ödenmesi (Konteynır başına 50 USD)

6. İhracata ilişkin bir diğer sorun ise, ihracat KDV nüshalarının Gümrük Müdürlüklerince geç verilmesi ve KDV ödemelerin geç yapılmasıdır.

 
9.Ulaşım

Elazığ İli, Doğu Anadolu’nun kilit noktasında bulunmaktadır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye giden kara ve demir yollarının kavşak noktasında bulunması sebebiyle geçiş merkezi durumundadır.

Karayolları

Devlet Yolları; Elazığ İl sınırları içerisindeki devlet yollarının uzunluğu 328 Km. olup tamamı asfalt kaplamadır.
İl Yolları; il yollarının toplam şebeke uzunluğu 479 Km.dir. Bunun 426 Km.si asfalt, 18 Km.si stabilize kaplamalı, 23 Km.si toprak tesviye, 12 Km.si ise geçit vermeyen yoldur.
Köy Yolları; 3.280 Km. Köy yolu şebekesi mevcuttur. Bunun 1.012 Km.si asfalt, 1.557 Km.si stabilize kaplamalı, 675 Km.si tesviye (kaplamasız) yoldur. Henüz yapılmayan ham yol ağı ise 36 Km. dır.

Demiryolları

Demiryolları İlimizde 1934 yılında işletmeye açılmıştır. Elazığ İli sınırları içerisinde 272 Km. Demiryolu ağıyla birlikte 15 adet tren istasyonu, 8 adet durak mevcuttur. 1 Gar Müdürlüğü 3 Gar Şefliği vardır.

Havayolları

İlimiz de Devlet Hava Meydanları İşletmesine bağlı ikinci sınıf bir sivil hava meydanı mevcuttur. 1940’lı yıllarda yapılan hava alanımız ihtiyacı karşılamaktan uzaktır.

Su Yolu Taşımacılığı

Keban ve Karakaya Baraj Gölleri üzerinde Elazığ Merkez İlçesi ile Tunceli İline bağlı Çemişgezek ve Pertek İlçelerine ulaşım sağlayan 3 adet feribot, Ağın İlçesinde karayolu ulaşım bağlantısını sağlayan 2 adet feribot olmak üzere toplam 5 adet feribot mevcuttur. Söz konusu feribotlar adı geçen İlçe Belediye Başkanlıklarına aittir. Ayrıca, baraj göllerinde çalışan özel sektöre ait 4 feribot bulunmaktadır.
Ulaştırma sektörü; toplumsal kalkınmada istenilen başarının elde edilmesi, sosyal altyapı kurumlarının etkin hale getirilmesi ve ticaretin geliştirilmesi gibi daha birçok konuda, hemen her dönem, lokomotif sektör olmuştur. Gelecekte de böyle olması kaçınılmaz görünmektedir.

Demiryolu Ulaşımı

Anadolu'da ilk defa Osmanlılar zamanında 1860'da demiryolu yapıldı. 1929 yılında 2.766 km. 'lik devlet yoluna karşılık, yabancı şirketlerin ayrıcalığındaki yol 2.378 km.' dir. Yabancı şirketlerin ayrıcalığındaki bu yollar, 1941 yılında 400 km.' ye düşmüş, 1948 yılında da yabancı imtiyazlı demiryolu kalmamıştır.
Demiryollarının gelişmelerin gerisinde kalması, teknolojisinin eskiyerek yük ve yolcu taşımacılığında talep edilen yeterli hız ve konfora sahip olamaması ve birçok yerleşim merkezinin demiryolu bağlantısının bulunmaması nedenleriyle, demiryolu işletmeciliği ülkemizde olması gereken seviyelerin çok altında kalmıştır. Demiryolu sisteminin yük taşımacılığında ortaya çıkan talebe cevap verememesi yüzünden, otobüs ile yolcu ve kamyonla yük taşımacılığında büyük artışlar meydana gelmektedir. Bunun sonucunda, otobüs ve kamyon filosu artmakta, karayollarında aşın sıkışıklık görülmekte ve kazaların artması kaçınılmaz olmaktadır.
Elazığ ve çevre illerinden Malatya ve Erzincan'da İl merkezinde demiryolu bağlantısı olmasına karşın, komşusu olan illerden Bingöl ve Tunceli İli merkezlerinde demiryolu bağlantısı bulunmamaktadır.
Elazığ, demiryolu ulaşımı bakımından ulusal ve uluslararası bir konuma sahip olup, ülkemizin Edirne'den Van'a uzanan demiryolu ağının önemli bir kavşağıdır.
İl merkezi, Malatya'dan gelerek Maden ve Ergani üzerinden Diyarbakır'a giden demiryolunun 1934 yılında açılan 24 km' lik Yolçatı-Elazığ hattı ile bağlanmıştır. Bu hat ilden geçerek Tatvan'a ulaşmaktadır. Son zamanlarda işler hale gelen Tahran-Şam, Tahran-Haydarpaşa trenleri de Elazığ'dan geçmektedir.
İl sınırları içerisindeki demiryolu uzunluğu 272 km. olup ayrıca ana hattın 1500 metre ile Çimento Fabrikasına, Yurtbaşından Şeker Fabrikasına ve Muratbağı istasyonundan da Ferrokrom Fabrikasına bağlantısı bulunmaktadır. İl sınırları içerisinde 15 istasyon ve 8 durak mevcuttur.
Elazığ garından, Elazığ Belediyesi, Ferrokrom İşletmesi, Çimento Fabrikası, Şeker Fabrikası, Askeri ve sivil kuruluşlar yük taşımacılığında önemli ölçüde istifade etmektedirler. Elazığ garına günde ortalama dört tren gelip, gitmektedir. Günlük yolcu kapasitesi 1.000 kişi, yük kapasitesi ise talebe göre değişebilmektedir.

Karayolu Ulaşımı
Türkiye'de Karayolları


Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) merkez örgütü Ankara' da olup, 17 Bölge Müdürlüğü, 114 Şube Şefliği, 1 İkmal Müdürlüğü ve 1 Merkez Atölyesinden oluşan bir örgüt yapısına sahiptir.
Elazığ İli ve bazı çevre illerin bağlı bulunduğu Karayolları Bölge Müdürlükleri aşağıda Tablo’da verilmiştir. Tablodan görüldüğü gibi Elazığ İlinde Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır.
Elazığ ve çevre illerinin devlet ve il yolları uzunlukları aşağıdaki tablo’da verilmiştir. Türkiye Karayolları İstatistik Yıllığından alınan verilere göre 1985 yılında Elazığ İlinde 846 km. olan Devlet ve İl yollarının toplam uzunluğu 1990 yılında 806 km.'ye, 1995 yılında ise 795 km.'ye düşmüştür. 2001 yılında ise 818 km olduğu görülmektedir.

Elazığ ve Çevre İllerdeki Devlet ve İl Yolları Uzunluğu (km.)

Yıl 1985 1990 1995 2001
İller Devlet İl Top. Devlet İl Top. Devlet İl Top. Devlet İl Top.
Elazığ 329 517 846 328 478 806 328 467 795 328 490 818
Bingöl 240 381 621 227 425 652 227 426 653 227 392 619
Erzincan 255 637 892 252 580 832 254 579 833 241 481 722
Malatya * 507 507 1.014 508 511 1.019 506 574 1.080 - - -
Tunceli 138 554 692 138 543 681 138 543 681 138 496 634


10- Altyapı(Ulaştırma-Kentleşme) Sektörü

Elazığ'ın kentleşme tarihi yeni olmakla birlikte, geçmişi Harput'a dayanmaktadır. 18, yüzyılın ilk çeyreğinde Harput'tan ovaya inen Harput halkı, Elazığ'ın çekirdeğini oluşturmuştur, Elazığ, Güneydoğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi, Orta Anadolu ile Doğu Anadolu'ya geçiş noktasında önemli bir merkezdir.
Elazığ iletişim konusunda oldukça iyi bir durumdadır. Elazığ'da profesyonelleri kullanıcılarına yönelik olarak TTnet, Frame Relay (FR), Leased Line (LL) hizmeti verilmektedir. Elazığ TTnet omurgasına 2*2 MBps hız ile alternatifli olarak bağlı durumdadır. Elazığ'da TTnet' in bir adet POP (POP-64) noktası vardır.
Doğu Anadolu'nun kavşak noktasında bulunan Elazığ, ulaşım açısından ülkemiz kentleri içerisinde ender ve şanslı kentlerdendir. Kentimiz, ulaşım sistemlerini oluşturan: Havayolu, Karayolu, Demiryolu ve Suyolu ulaşımlarına sahiptir.
1940 yılında hizmete açılan hava alanı, Türkiye' deki ilk hava alanlarından biridir. Hava alanına RJ- 70, RJ-100 tipi uçaklar ile küçük gövdeli her türlü uçak ve helikopterler iniş yapabilmektedir. Bugünkü haliyle yıllık yolcu kapasitesi 300.000 civarındadır.Havaalanından konvensiyonel boyutta, 3000x45 m’lik pist yapımı için etüt çalışmaları yürütülmektedir.
Elazığ, demiryolu ulaşımı bakımından ulusal ve uluslararası bir konuma sahiptir. Elazığ ülkemizin Edirne'den Van'a uzanan demiryolu ağının önemli bir kavşağıdır. Son zamanlarda işler hale gelen Tahran - Şam, Tahran - Haydarpaşa trenleri de Elazığ' dan geçmektedir.
Elazığ karayolu ulaşımı bakımından da önemli bir kavşak noktasındadır. Ülkenin doğu - batı, güney - kuzey yük ve yolcu taşımacılığını yapan araçların büyük bir kısmı Elazığ' dan geçmektedir, Elazığ' da, ülkenin ana arterlerini kullanarak büyük sanayi ve turizm merkezlerine günlük tarifeli hareket eden dört adet otobüs işletmesi mevcuttur. Elazığ dışından gelip Elazığ'a uğrayarak geçen otobüsleri de dikkate aldığımızda, her gün ülkenin dört bir yanına seyahat etme imkanı vardır.
Dört tarafı su ile çevrili denecek kadar olan Elazığ'da Elazığ - Pertek, Elazığ - Çemişgezek, Elazığ-Ağın geçişleri Keban Baraj gölü üzerinden feribotla sağlanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Gülüşkür' den Keban' a kadar turistik ve sosyal amaçlı su yolu ulaşımı da yapılabilir.
İhracat uzaklıkları açısından Elazığ, Ortadoğu ve Orta Asya'ya aynı mesafededir.
Elazığ ili tarihi ve kültürel zenginlikleri yanında ekonomik potansiyeli ile de bölgenin merkezi konumundadır. Elazığ'da ilk imar planı 1960'lı yıllarda, ikincisi de 1980'li yıllarda yapılmıştır. Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Elazığ'da da imar açısından beklenen düzeye ulaşılamamıştır. Türkiye'de 1985 - 1990 yılları arasında yıllık nüfus artışı 21.95 (Logaritmik) iken Elazığ'da binde 5,91 olarak gerçekleşmiştir. Elazığ genelinde 1985 yılından itibaren kentsel nüfus kırsal nüfusun üzerine çıkmıştır. Elazığ kent merkezinde kent imajı olarak tanımlanabilecek öğeler; Öğretmenevi Atatürk heykeli, İstasyon binası, Belediye, Postane, Orduevi, Kapalı çarşı, Emniyet Sarayı, Hükümet Konağı, İzzetpaşa Cami, Hastaneler, Saray Cami, Buğday Meydanı, Şıra Meydanı. Otogar, Üniversite, Çocuk Islahevi vb. olarak gösterilebilir. Elazığ'da sanayi sitesi ve organize sanayi bölgesi bulunmakla birlikte yeni sanayi bölgeleri için de çalışmalar devam etmektedir. Ticaret Elazığ' da Gazi Caddesi ve civarında yoğunlaşmıştır. Ancak son yıllarda ulusal düzeyde faaliyet gösteren süper marketlerin merkez dışında açılmaları ticareti yavaş yavaş merkezden dışa doğru çekmeye başlamıştır. Elazığ'ın en eski yerleşim merkezi olan Harput. 4000 yıllık tarihi bir geçmişe sahip, birçok medeniyetin izlerini taşıyan, çeşitli dönemlerden kalma eserleri. kültürel ve doğal güzellikleri ile değer biçilemez tarihi- kentsel sit alanıdır. Jeolojik yapısı ve klimatolojik şartlar nedeniyle yaz aylarında buz oluşturan "Buzluk Mağarası" da Harput'ta bulunmaktadır. NÜFUS
Yerleşim durumu itibariyle nüfus çoğunluğunun şehir ve kasabalarda yaşadığı Elazığ'ın nüfusu 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre 569.616'dır. Bu nüfusun yüzde 64 ünü oluşturan 364.274'ü şehir (Merkez ilçe ve diğer ilçe merkezleri), yüzde 36 ı oluşturan 205.342’si köylerde yaşamaktadır.
Cinsiyete göre nüfus ise erkek 287.687, kadın 281.929 kişi olup, cinsiyet oranı 102.04’dür.
1990-2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre sayımlar arası yıllık nüfus artış hızı İl genelinde binde 13.39’dur. İl Merkezi nüfusunda binde 26.42, il ve ilçe merkezleri nüfusunda binde 28.45 artış, bucak ve köylerde ise binde  -8.77 azalma olmuştur.
Elazığ İli sayımlar arası yıllık nüfus artış hızı ilçe bazında en yüksek değer binde 23.38 ile Merkez ilçe,  binde 20.77 ile Arıcak, binde 20.32 ile Kovancılar ilçeleri gelmektedir. İlçe bazında en düşük değerde olan Palu, Maden ve Sivrice ilçeleridir. Bu ilçelerimizi sırasıyla yıllık nüfus artış hızı binde -24.85, binde -22.89 ve binde -21.69’ dur.
Söz konusu sayımlar arasına göre köy bazında yıllık nüfus artış hızında Merkez ve Arıcak ilçelerinde artış,  kalan diğer ilçelerde ise köy nüfuslarında azalış gözlenmektedir.         

İlçelerin 2000 Yılı  Genel Nüfus Sayımı Sonuçlarına Göre          ŞEHİR VE KÖY NÜFUSLARI 

İlçesi Toplam Nüfusu Şehir Nüfusu Köy Nüfusu

Merkez
344.698 266.495 78.203

Ağın
   5.246      3.590   1.656

Alacakaya
 10.113      4.034   6.079

Arıcak
 20.596      4.478  16.118

Baskil
26.811    11.772  15.039

Karakoçan
45.023    23.994  21.029

Keban
  9.562     5.962   3.600

Kovancılar
46.390   21.255  25.135

Maden
21.699     7.159  14.540

Palu
25.550   10.103  15.447

Sivrice
13.928     5.432   8.496
TOPLAM      569.616          364.274 205.342

 

      ELAZIĞ’DA ÇALIŞMAMA NEDENLERİNE GÖRE İŞGÜCÜNDE  OLMAYAN    NÜFUS (1980-2000)
İşgücünde olmayan nüfus Sayım Yılı
1980 1985 1990             2000
Toplam 114.892 134.789 150.562 214.718
Emekli 4.383 7.187 10.248 20.002
Ev kadını 68.512 76.182 82.799 101.595
Öğrenci 31.410 37.526 47.717 71.565
Diğer 9.220 13.507 9.654 21.551
Bilinmeyen 1.367 387 144 5

Sitemizde Yer Alan Hertürlü Döküman ve Bilginin Telif Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve/veya Yayınlanması Yasaktır.
MyDesign Web Portalından Derlenerek Hazırlanmıştır.